Görüntülemek istediğiniz çözünürlüğü seçin: Otomatik Ayarla 800x600 1024x768
Dön Bak Dünyaya Yazdır E-posta

yalnız kaldıysan , kalkıp pencerenden bir bak
güneş açmış mı , yağmur düşmüş mü
dön bak dünyaya

herkes gitmişse , sakince arkana dön bir bak
dostun kalmış mı , aşkın solmuş mu
dön bak dünyaya , dön bak dünyaya

bir sonbahar kadar yalnız , bir kış kadar savunmasız
ya da ilkbaharsan , yolun başındaysan

asla vazgeçme , kalkıp da pencerenden bir bak
güneş açmış mı , yağmur düşmüş mü
dön bak dünyaya..

Pinhani’nin o harika parçası.. Herşeyden önce bu şarkıyla tanışmamı sağlayan, kendime çok yakın hissettiğim, samimi hisettiğim, dürüst ve doğru hissettiğim dostum Casper’ e sonsuz teşekkürler..

Kimi zaman olur yalnız hisseder insan kendini.. Aslında dışarıda bakıldığında yalnız değildir.. Çevresinde normal bir kişiden daha popülerdir, daha kalabalıktır.. Ama herşey her zaman dışarıdan göründüğü gibi olmayabiliyor. Kimi zaman oluyor insan kalabalığın içinde en derinlerde hissediyor yalnızlığı. Çevresindekilerin ise koca bir yalan oluşunu, boşluğun ve ifadesizliğin kaynağı olduğunu, kendini dahi hissetmediğini yaşıyor soyutlukların içinde varlığı ararken somutlarda.

Öyle zaman oluyor ki telefon rehberinde yüzlerce kayıt varken, tanıdığı varken, canı sıkkınken hüznünü, üzüntüsünü paylaşıcak birini aramak istiyor ama listeye göz attıkça hepsini her bir sebepten dolayı elemiş olduğunu fakediyor. Her bir tanıdığını öyle derinden irdelemiş ve incelemiş ki her birine takacak bir kulp bulmuş buluyor kendini ama gruruna yediremiyor bu ağır ithamı ve kendini kandırıp yaşamaya devam ediyor.. Kimisinin ki çok irdelemekten oluyor herşeyi, kimisininki fil hafızasından, kimisininki ise kendisine olmayan güveni yüzünden güvenemiyor hiçkimselere..

Aslında çok düşünmemek yada irdelememek lazım insanları.. Her cümlenin altında bir gizli anlam, bir karakter ibaresi çıkartmamak lazım.. Bunları yaptığımızda onca tanıdık yüz içerisinde güvenebilicek tek bir yüz bulamıyor ve yalnızlığın o büyük işkencesini, depresyon halini ve zamanın akıp giden anlarını kaçırıveriyoruz. Ömrümüzü gereksiz detaylar ile tüketiyoruz..

Hayata güvenmek zorundayız. Başka bir seçenek sunmuyor çünkü bize. Önümüze olayları ve tercihleri çıkartıyor ve bizde o anki ruh halimize göre, düşüncelerimize göre, kimi zaman hislerimize göre hayatın sunduğu tercihleri seçiveriyoruz.. Babam’ ın bana söylediği bir söz vardı hala düşünür hala irdeler ve doğruluğunu bulurum her seferinde.. Hayat sıfır ve birden ibarettir. Her seferinde iki seçeneğin vardır ve bu seçenekler birçok seçeneğe gebe gibi görünsede karşına çıkacak seçenek sayısı yine yegane ikidir. Evet, hayat bize her zaman iki seçenek sunuyor ve iki seçeneğin senaryosunuda kendisi karalayıveriyor yaşam denen o deftere.. Biz ise ne çıkarsa diyerek seçiyoruz. Yaptığımız hesaplar genelde tutmuyor, hesapsızlık ise bize uymuyor..

Yalnızlıkta hayatın bir cilvesi. Seçeneklerinden biri.. Seçeneği sunan hayat, seçen biz.. Öbür seçenekte de dertler sıkıntılar var belki ama sonuçta bu seçenekte de var.. Öyleyse neden bir değişiklik yapılmasın ki? Eğerki sabah uyandığında kendini yalnız hissediyorsan o günü kendine tatil et.. İşini, okulunu, sorumluluklarını bırak demiyorum. O gün düşünme. Zaten her gün düşünerek yaptığın şeyler bedeninde otomatiğe bağlanmıştır. Sadece yap. Yatağından çıktığın ve ayıldığın an düşünceğin tek şey bu gün harika bir gün! olsun. Sokağa çıktığında az samimi olsan bile gülümse ve günaydın de ona.. İnsanlara seninle iletişime geçmeleri için şans tanı, onları umursa.. sana onlar için kendini hırpala demiyorum, bir gülümsemek yada bir merhaba demek o kadar zor değil!

İlk denemelerin başarısız olabilir belki, her zaman her insan doğru gününde olmayabilir ancak asla vazgeçme! Emin ol sonuç alıcaksın. İnsanları irdelemeyi bırak ve onları anlattıkları ile anla..

Son olarak; kalkıpta pencerenden bir bak güneş açmış mı, yağmur düşmüş mü?

 
< Önceki   Sonraki >