|
icim acır gunduzler yakar geceler ateş dolu yanar yüreğim har har kıvılcımın da saklanmak yummak atesi yuregimi yuregimdekileri kul eylemek yakamoza inat sus sevgilim sustukca ates cogalacak sarı bir sonbaharda esen rüzgar körükledi ateşi ömrümün sarı yaprakları her biri anı yaktı tek bir bakışın hepsini yaktı hatıralarla geçmişimi kapkara isin arasında bakakaldım yok edişine bir aşkı gozlerinin karasını sevmiştim en cok oysa kara gozlerin ateşi yaktı savurdu yaprakları kule cevirdi sus artık dur artık dur deli gönül sus artık haykırmak gereksiz acın çaresiz olsa ne olur aşkın benzersiz toprak bu kara toprak herseyin sonu aldı ruhumu da sonunda aldı seni de sonunda ya ben bu dilsiz bedenle kaldım bu renksiz dunya da sensiz su su gibi akıp geçtin hayatımdan önce aşkınla kavurdun sonra akıp geçtin doyamadım sana, aşkına doyamadım sensiz yaşayamadığım hiçbir ana sen akıp gittin hayatımdan buhar oldu tepemde bekliyor yağmaya aşkın son bir fırtına son bir boran al artık beni de yanına aşka nefret aşka haykırışa tahammüllüm yok artık bu yaşayışa al artık benide yok et yokluğunda susadım bu kentte bu dunya da sana susuz yaşatma beni
|